KÜÇÜĞÜM DAHA ÇOK KÜÇÜĞÜM.BU YÜZDEN BÜTÜN KORUNMASIZLIĞIM Yazdır E-posta
Yazar Ayla GÜREL   
Pazar, 02 Mayıs 2010 17:24

KÜÇÜĞÜM DAHA ÇOK KÜÇÜĞÜM.BU YÜZDEN BÜTÜN KORUNMASIZLIĞIM

Son zamanlarda basın, medya yoluyla çocuklara yapılan cinsel istismarların hayli fazla olduğunu ve günümüzde daha da arttığını fark eder olduk.
İstismar denilince anladığımız yaşça büyük olanların, küçüklere uyguladığı duygusal, cinsel tacizler olduğunu anlamaktayız..
Yapılan araştırmalarda cinsel tacizde bulunanların yaşamları araştırıldığında da ,kendilerinin de hayatları boyunca en az bu tür istismarlara maruz kaldığı anlaşılmıştır.
 
Cinsel istismara uğrayan çocuklarda bu durum büyük bir psikolojik travma yaratmaktadır. Bu şekildeki çocuklar çoğu yapılan davranışları gizlediklerinden onların ruhlarında açılan yaraların tedavisi yoluna gidilmemekte buda onların toplumda hem mağdur hem de potansiyel istismar etkeni birer birey olarak yaşamlarını sürdürmelerine sebep olmaktadır. 
 Bunun nedenleri arasında.. daha önceden travmaya uğramış kişilikler,aile trajedileri,yanlış eğitim ve bilgilendirme...aşırı tatmin edilme yada edilememe gelmektedir.. Bizler bu konuda gerek devlet, gerek aileler olarak gereken yaptırımlara önem vermezsek bunların sayıları gitgide aratacak ve potansiyel suçlular her daim, infilak etmeye hazır bombalar gibi aramızda çeşitli kimliklerde dolaşacaklardır..
 
Kısaca bu özellikte ruhu taşıyanlar her ne kadar çevresel etmenlerin etkisinde kalsa da tamamen kendi kişilik problemlerini çözememiş toplumda horlanan kişilikler oldukları bilinmektedir..Aileler burada çocuklarına cinsel konularda yeri ve zamanı geldiğinde ,açıklayıcı bir şekilde ,yalandan uzak , cinselliği suçla eşdeğer tutmayacak biçimde açıklamalar yapmalıdırlar..

 
Yoksa bunlar, çocukların içlerinde bir tabu olarak kalmakta kimi meraktan, kimi bilinmezliğin cazibesinden, kimide kandırıldıkları için kendi iradeleri dışında buna kolaylıkla araç olacaklardır.. Daha iki gün önce bir gazetede,  ilkokul öğrencisiyle öğretmenin nahoş olan sahnelerine şahit olduk..bu ve  buna benzer örnekler çoğunluktadır..
 
Bunların önüne geçebilmek için çocuklarımıza açıklayıcı ifadeler öz ve kesin ,yalın bir dil kullanılarak anlatımlar gereklidir ki ; çocukların bu tür eylemlere maruz kalmaları kısmen önlenebilir.
 
Bunlar;
1-Çocuklara başkalarının yanında soyunmayacaklarını anlatmalı,
2- Ancak kendi bedenlerine aile dışında anne yada baba kimsenin dokunmaması gerektiği  aksi halde bunun bildirilmesi gerektiği anlatılmalıdır.
3-Çocuk yaşlarda sorulan cinsel sorulara uygun ve doğru bir şekilde açıklama getirilmeli ve hatta üretim fizyolojisi anlatılmalıdır.
4-Yabancılardan maddesel yada göz boyayan oyuncak, çikolata, para almamaları önerilmeli.
5- Kendilerini türlü bahanelerle çağıran ,tanımadıkları kişilerden uzak durmalarını yada tanıdıkları mahalle komşularında dahi bu tür istekler söz konusu olduğunda rağbet etmemelerini söylenmeli
6-Ailelerinin bilgileri dışında kimseyle bir yere gitmemeleri öğütlenmelidir.
7- Bunları yaparken o ince çizgi ,ayar öyle seçilmelidir ki ;-çocuklar etraflarına güvensiz olmasınlar yada başkalarını (kendilerinin dışında) hep suç potansiyeli olarak görmemeleri gerektiği anlatılmalıdır.Bu çocukları özgüven gelişimlerini ve hayat tutunuşlarını zedeler.
8- Ayrıca devlet olarak ta bunlara yönelik açıklayıcı film,bilgi ve diğer dokümanlar her daim ulaşılabilecek şekilde göz önünde bulundurulmalıdır.
9-Bu tür suçların ceza kapsamlarındaki karşılığı yok denecek kadar az olduğundan caydırıcılığı da mümkün olmamaktadır.
Buna yönelik girişimler ve de cezayı yaptırımların artırılmasını öngörmekteyim..en önemli uygulamada genelde bu tür davranımlar sahipsiz çocuklar ve SED (sosyo-ekonomik düzey)düşük aile çocuklarında vuku olduğundan, toplu barınılan yuva , kreş ve bakım evlerinde çalışacak kişiler özel bir eğitime tabii tutularak seçilmelidirler..
 
Liyakat sistemlerine göre atamalar bu kurumların dışında tutulmalı buralara akademik ve kariyer sahibi kişilerin atanması sağlanmalı devlet bunu her daim göz önün de bulundurmalıdır.Yoksa geleceğimizi teslim ettiğimiz çocuklar, özgüveni tam,ruhsal yara almamış, iyiyi-güzeli, doğruyu eğriyi fark edebilecek her yaşta buna engel olabilecek ve buna karşı koyabilecek şekilde yetiştirmeli ve hayata hazırlamamız gerekmektedir..
 
Çok geç olmadan devletin kurumları koordineli bir şekilde yapılandırılarak., kanayan yaralar durdurulmalıdır.Yarın çok geç olabilir..ve ruhsal travmalar çok zor tedavi edilirler..yada ikinci hayatlarda tedavi edilmediğinde kendileri potansiyel suçlu kimliklerinde aramızda boy gösterebilirler..Bu yazdıklarımın objektifliliği tartışılmayacak kadar olası mümkün hedeflerdir..,
 
Ben inanıyorum..ya siz?  
                                                   
Ayla  GÜREL                                                



Bu yazıyı sosyal paylaşım sitenize ekleyin.
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 

Yorumlar  

 
# Necip 03-05-2010 00:56
Sevgili Ayla,
Toplumda bu denli DENSİZLERİN çoğalıyor olması ürkütüyor. Eğitimin kalitesi düştükçe dahada artacak sanki.
'' Vay anassına, böyle şey nasıl olur'' deme zamanı geçmiştir.
Ülkenin bir yanı feodal yaşam tarzıyla iç-içedir. Bu yapı böyle durumları daha da artırıyor. Başka yerlerde olmuyor mu? Oluyor elbet. Ama ; asıl korkunç olan aile içi enses ilişkilerin kapatılmasıdır. Bu korkunçluğun üzerine gidilerek çözülür.
Saygılarımla.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı
 
 
# tahsin 07-05-2010 01:56
Çok önemli bir konuya değinmişsiniz.Elinize sağlık.Size tamamen katılıyorum.Yurtlar konusunda da çok haklısınız.Avrupada işe adam,bizde adama iş bulunması söz konusu.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı
 
 
# Ahmet Bektaş 07-05-2010 02:11
Teşekkür ederim mert kız. Aylacığım. Güzellikleri getirelim hep beraber. Bu bilinci açığa çıkaralım. Senin gibi bilinçli insana çok ihtiyaç var. Teşekkür ederim.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sigorta Acentesi

Reklam

İnmodestore Endüstriyel Temizlik Ürünleri

Reklam
Şu anda 37 ziyaretçi çevrimiçi

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Reklam