|
Rektörümüzden Açıklama
Kamuoyunda bilinen adıyla “Ergenekon Soruşturması” kapsamında 13 Nisan 2009 günü
görevimin başında iken, “şüpheli” olarak gözaltına alınmamdan başlayıp, yargı tarafından
“adli kontrol uygulaması ile” serbest bırakıldığım 17 Nisan 2009 gününün ilk saatlerine kadar
olan süre içerisinde, söz ve davranışları ile bana ve aileme destek olan herkese, bu sıkıntılı ve
arzu edilmeyen süreci iyi bir halkla ilişkiler örneği vererek benim açımdan kolaylaştıran
emniyet teşkilatı mensuplarına teşekkür ediyorum.
İstanbul’a benim için gelen eşime ve avukatlığımı yapan oğluma, gözaltında bulunduğum süre
içerisinde bizzat gelerek ve/veya telefon ederek sıkıntımızı paylaşıp küçültmeye çalışan,
bizlere moral destek vererek dayanma gücümüze ve sabrımıza güç katan bütün yakınlarıma,
dostlarıma, arkadaşlarıma, İstanbul’daki Giresunlu hemşerilerim ile hassaten Şebinkarahisarlı
dostlarıma en içten şükran duygularımı ifade ediyorum.
ve davranışlarıyla bana moral veren, gerekse Giresun’a geri dönerken havaalanında eşimi ve
beni karşılayarak duygularını belli eden öğrencilerime, çalışma arkadaşlarıma, Giresunlu Sivil
Toplum Kuruluşlarının başkan ve üyelerine, çok değer verdiğim ve yürekten sevdiğim
Giresun kent halkına en içten, en kalbi, en samimi duygularla özellikle teşekkür ediyorum.
Rektör olarak ben ve başında bulunduğun Giresun Üniversitesi, mevcut hukukun çizdiği
sınırlar içinde bugüne kadar nasıl çalışmışsak, bu olaydan sonra da aynı şekilde çalışmaya
devam edeceğiz. Kurucu Rektör olarak, hem Üniversiteme, hem de Giresun kent halkına karşı
sorumluluklarımın neler olduğunun bilincindeyim. Bugüne kadar bu bilinçle çalışarak,
Giresun Üniversitesi’nin sağlam zeminler üzerinde yükselmesine ve Giresun kent merkezi ile
ilçelerdeki halkımızın beklentilerini karşılamaya çalıştık. Yine aynı bilinçle, ancak bu kez
daha çok çalışarak, örnek bir üniversite yaratma ve Giresun kent halkı ile birimlerimizin
bulunduğu ilçelerin halkında yüksek öğrenim ile ilgili beklentilerini karşılama çabamızı
sürdüreceğiz.
Kimse, iyi niyetimizden şüphe etmemelidir. Ve herkes, Rektör olmamızın yanı sıra, siyaset
bilimi ve uluslararası ilişkiler alanında çalışan bir öğretim üyesi olduğumuzu ve uzmanlık
alanları ile ilgili konularda olayları anlamlandırmanın ve yorumlamanın, olaylara anlam
yüklemesi yapmanın, öğretim üyelerinin olağan görevlerinden olduğunu hatırlamalıdır.
Uzmanlık alanımız ile ilgili konularda bu şekilde yazdığımız yazılardan bizim
dışımızdakilerin farklı anlamlar çıkarması, çağdaş ve demokratik toplumlarda olağan ve doğal
bir durumdur. Ancak aynı olağanlık ve doğallık, yine çağdaş ve demokratik toplumlarda,
anlam çıkarmalarının çıkarımda bulunanları ilgilendirdiği ve yazanı bağlamayacağı için de
geçerlidir.
Yaptığım bir telefon görüşmesinde kullandığım genel nezaket ifadelerinin, gözaltında
bulunduğum süre içinde, bazı siyaset adamlarına atfen medyada yer verilen beyanatlarda
maksatlı olarak çarpıtılıp istismar edilmesi ve benzer sayılabilecek bir davranışın bazı köşe
yazılarında yazıya dökülmüş olması, hukuksal sorumluluğu gerektirecek, en azından vicdan
sahibi olma ile bağdaştırılamayacak, gerçeği yansıtmayan beyan ve ifadelerdir. Ne şekilde
elde edildiği bilinmeyen, ifadelerin doğruluğu usulüne uygun olarak teyit edilmemiş olan,
Giresun Üniversitesi ile birlikte ve/veya Giresun Üniversitesi’ni çağrıştıran bir üslupla
kullanılan söz konusu ifadelerin, konuşmanın yapılış amacı ile bağdaşmayan yorumlar olduğu
şüphesizdir.
Her çabamızın arkasında maksatlı olarak hukuk dışı bir amaç arayarak, toplumun
(kamuoyunun) genelde alçakça diye tanımladığı ve kabul ettiği bir üslup içinde; sübjektif, akıl
noksanı, zeka yetersizi olunduğu izlenimi veren, istihza ile karşılanabilecek, isimsiz ve
imzasız yazılı müracaatlar ile, idari ve adli makamları meşgul edenlerin, bu yaptıkları ile
Giresun Üniversitesi’ne ve Giresun’a zarar verdiklerini ve bir üniversite kenti olmasını
engelleyerek ekonomik ve sosyal açıdan Giresun’un gelişmesi yönünde önünü
tıkadıklarını/tıkayacaklarını görmelerini; ayrıca “kim ne yaparsa, kendine yapar” özdeyişini
hatırlamalarını önemle rica ediyorum.
Giresun Üniversitesi, bir taraftan hayata hazırlanmış olarak öğrencilerini mezun etmeye; diğer
taraftan da 2547 sayılı kanunun 4. ve 5. maddelerinin farkında olarak, Büyük Atatürk’ün
açtığı ve aydınlattığı yolda ilerlemeye, Türkiye’nin aydınlık yüzü ve geleceği olmaya, Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’nin ülke ve ulus bütünlüğünü korumuş olarak sonsuza kadar yaşaması
yolunda çalışmaya devam edecektir.
Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarım.
(19 Nisan, Pazar, 16:10)
Prof. Dr. Osman Metin ÖZTÜRK
Gerek gözaltına alınmış olarak Rektörlükten çıkarken Rektörlük önünde bir araya gelerek söz
|