TERÖRE KARŞI ÇÖZÜM STRATEJİNİZ NEDİR? Yazdır E-posta
Yazar Cetin Domac   
Pazar, 23 Ekim 2011 02:02

TERÖRE KARŞI ÇÖZÜM STRATEJİNİZ NEDİR?

Pkk nın, Bitlis’te dün gerçekleştirdiği, 5 polisimizle 3 vatandaşımızın şehit edilmesiyle sonuçlanan eyleminden sonra, son olur inşallah demekten ve üzülmekten öte elimden bir şey gelmiyor olmasına hayıflanıyorken, bu sabaha karşı, Pkk nın gerçekleştirdiği ve 24 askerimizin şehit ve 18 askerimizin de yaralı olduğu haberiyle kuşkusuz, hep birlikte şoke olduk.
Ailelerine ve ulusumuza başsağlığı diledim ve bunun gibi, kendi kendime rutinleşen üsluplu dualarla ve onlarca defa şehitlerimize cennet mekanı, gazilerimize şifa ve sağlık niyaz ettim.
Bu yazıyı yazmadan once, bugünkü terör olayıyla bağlantılı olarak, sn başbakanın saat 14 00 de yapacağı açıklamayı bekledim ve açıklamayı büyük bir dikkatle de izledim.
Olmadı sn başbakan, her zamanki gibi hamaset kokan bir konuşma yaptınız. Konuşmanızda, her terör olayından sonra açıklandığı gibi, sıcak takibe devam ediliyor demenizin ötesinde, terörü nasıl sonlandıracaksınız? Konusunda, her zamanki gibi ve maalesef, hiç bir beyanınız ve hiç bir çözüm öneriniz olmadı.
Olmuyor sn. başbakan, 9 senedir iktidarsınız ve sıfırdan aldığınız terör olayları, başbakanlığınız döneminde, giderek artan bir seyir izleyerek bugünkü boyutlara ulaşmıştır.
Ne yazık ki, Pkk nın Kürt sorunun çözümünü istemediğinin, terör eylemleriyle, kendi eğemenlik alanlarını korumayı ve eğemenlik alanlarını daha da güçlendirmeyi amaçladığının, halen daha farkında bile değilsiniz.
Böyle olmaz sn başbakan, terör karşısında önlem almak, terörü sonlandırmak sorumluluğu hükümetinizde ve başbakan olan sizde değilmiş de sanki muhalefetteymiş gibi konuşmalarla, halkı uyutmaya hakkınız yok.

Çünkü, terörü sonlandırma sorumluluğu öncelikle sizin ve hükümetinizindir.
Başka bir deyişle; SORUMLULUK SİZİN sn BAŞBAKAN SİZİN!
9 yıllık iktidarınız döneminde, terör karşısındaki önlem stratejinizi öğrenmeyi çok istedim ve çözüm önerilerinizi de duymayı bekledim ve halen daha da bekliyorum. Ama nafile, sadece sanki muhalefetteymişsiniz gibi, hamaset dolu nutuk çekmekten, içi boş yuvarlak sözlü açılımlardan ve halka hoş gelebilecek şikayet içeren söylemlerinizden öte, somut bir çözüm stratejinizi duymadım ve göremedim.
Bu konuşmanızda da yaptığınız gibi, kimi kime şikayet ediyorsunuz?
Şimdiye kadar, çözüm stratejinizi ortaya koymadığınız gibi, uygulamada Pkk nın dış destek almasını kolaylaştıracak ve pkk yı daha da güçlendirecek stratejik hatalar da yaptınız ve halen daha hata yapmaya da devam ediyorsunuz.

Nasıl mı? sn başbakan, komşularla sıfır sorun sloganlı söylemle başbakanlığa başladınız. Ama dış politika stratejinizi bu söyleminizin aksine kurguladınız.
Beşar Esat’la kol kola iken, hatta ticari ilişkileri geliştirmişken ve vize uygulamasını karşılıklı kaldırarak başarılı bir ilişki yakalamışken, bir grubun, Esat’a karşı eylem başlatması üzerine, her ne olduysa, Suriye bizim iç işimizdir, Suriye halkına demokrasi gelmesini istiyoruz, gerekirse savaş açarız diyerek, iç işlerine karıştığınız Suriye’yi karşınıza aldınız. Hem de, Pkk militanlarının bir çoğunun Suriye uyruklu olduğunu, geçmişte, Bekaa vadisindeki Abdullah Öcalan ve Pkk varlığını ve olgusunu unutarak.
Bu tavrınız üzerine, Türkiye’yle ticari ilişkilere kapıları kapatan Suriye yönetiminin, Pkk ya el altından destek verebileceği ihtimalini yok saydınız.
Sahi, bu karşıtlığa ragmen, Suriye’nin Pkk yı el altından desteklemeyeceğinin garantisi var mı?
Hem, yurt içinde ve hem de arap ülkelerinde, mikrofonu her eline aldığında, İsrail karşıtlığı yapacak ve İsrail’e gürleyeceksin, ama el altından da İsrail’in savunmasına, doğrudan destek vererek, İran’a karşı İsrail’i savunma moduna gireceksin.
Yani, “tavşana kaç tazıya tut” diyecek ve Malatya Kürecik’e, ABD’nin isteğine uyarak, İsrail’i olası İran saldırısı karşısında savunmak amacıyla ve hem de İsrail karşıtı hamasi nutuklar çekerken, füze savunma sisteminin kurulmasına izin verecek ve durduk yerde, İran’ın dost olmasındansa düşman olmasını tercih edeceksin.
Bu noktada İran’ın, Pkk ya el altından destek vermediğinden eminmisiniz?
Sn başbakan, Pkk ya her türlü lojistik desteği veren ve Pkk ya, Kuzey Irak sınırları içindeki kamplarında, okul, hastane ve benzeri her türlü imkanları sunarak, onların saklanmasında ya da ikametinde her türlü kolaylığı sağlayan Kuzey Irak’a halen daha ekonomik yardım yapmaya devam edeceksin, bazılarının dolar çıkarları uğruna, şehit kanını görmezden gelerek, Habur kapısını kapatmayı dahi düşünmeyerek, Barzani ve Talabani denilen iki yüzlü riyakarların palazlanmasına göz yumacak ve yetmezmiş gibi bu hainleri kırmızı halı döşeyip karşılayacaksınız. Olmaz efendim.
Özetle, kuzey Irak taki Pkk kamplarını ve Kandil’ silip süpürmeyerek, Terörle mücadele edemezsiniz.
Bir çok arap ülkesi de dahil, dünya Hamas’ı terör örgütü olarak tanımlarken, sizin hayır hamas özgürlük mücadelesi veriyor yaklaşımında ısrarcı olmanız, başta İsrail olmak üzere, Hamas karşıtı ülkelerin antipatisini toplamanıza sebep olmuş ve Pkk ya, Hamas özgürlük için mücadele eden bir örgütse, ben de özgürlük için mücadele eden bir örgütüm deme hakkını vermiştir.
Hamas karşıtı İsrail’in Mosad aracılığıyla, madem sen Hamas’ı destekliyorsun bende el altından Pkk yı desteklerim demeyeceğinin garantisi mi var?
Mısır ve Libya’yla ilgili çelişik tutumlarınıza değinmeyeceğim.
Sn Başbakan, Pkk nın silah bırakmasını sağlamadan Terörün önünü alamazsınız.
Açıkçası, görüşmelerle, müzakerelerle ya da açılımlarla, Pkk nın silah bırakacağını düşünmek safdilliktir, acemiliktir.
Dünyada, açılımlarla ya da müzakerelerle silah bırakmış, silahlı bir örgüt örneği yoktur.
O nedenle, Pkk nın önce silah bırakarak şiddet eylemlerinden vazgeçmesi sağlanmalıdır. Diğer sorunların çözümüne de eş zamanlı olarak, kuşkusuz devam edilebilir. Ama Pkk ya silah bıraktırmak şarttır, kaçınılmazdır.

Bdp ve ve bazı Akp liler ikide bir, ETA ya da İRA örneğini temcit pilavı gibi gündeme taşıyarak, sanki silah bırakılmadan, müzakereler sonucu Eta yla ispanya, İra yla da İngiltere arasında barış sağlanmış gibi yutturmacalarla halkımız uyutulmaktadır.
İRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu) Birleşik Krallıktan bağımsızlığını kazanmak için, uzun yıllar silahlı ve şiddet içerikli eylemlerle mücadele ederken, 2005 yılında silahlı mücadeleyle sonuç alamayacakları noktasına geldikten ve silahları tamamen bıraktıktan sonradır ki, politik alanda müzakereler başlatılabilmiştir.
Bundan sonradır ki, İra nın siyasi kanat sorumlusu, Gerry Adams’la, İngiltere başbakanı Tony Blair’in barış görüşmelerine başlaması sağlanmış ve barış böylece yakalanmıştır.
ETA, İspanya ve Fransa sınırları içinde yaşayan Bask kökenli topluluğa, bağımsız devlet kurma amacı güden Marksist-Leninist silahlı bir örgüttür. Örgütün siyasi kanadını oluşturan Batasuna isimli bir partileride vardır. Ancak şu an bu parti halen yasaklıdır. Bu yapılanma, Pkk yla bağlantılı Bdp yapılanmasına benzemektedir.
ETA, 5 Eylül 2010 da, bundan böyle silahlarını bırakarak demokratik yollarla mücadele edeceğini ve şiddet eylemlerine son vereceğini açıkladıktan sonradır ki, yani silahları bıraktıktan sonradır ki, barış görüşmeleri başlatılarak barış sağlanabilmiştir.
Bdp ve bazı Akp sözcüleriyle, basın ve medyanın bazı yalakaları, halkımızı daha fazla uyutmayı bırakın da lütfen esasa gelin.

 



Bu yazıyı sosyal paylaşım sitenize ekleyin.
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sigorta Acentesi

Reklam

İnmodestore Endüstriyel Temizlik Ürünleri

Reklam
Şu anda 73 ziyaretçi çevrimiçi

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Reklam