İLERİ DEMOKRASİ Yazdır E-posta
Yazar Cetin Domac   
Çarşamba, 16 Kasım 2011 13:11

İLERİ DEMOKRASİ

 

Son yıllarda, ısıtılıp ısıtılıp tekraren toplumumuza dayatılan, ılımlı islam anlayışı aslında, 1986 yılında ABD kongresinde alınan gizli bir kararla başlatılmıştır.

 

Osmanlı Devletini bölüp parçalamak amacıyla alınan bu kararla, yeni bir haçlı seferi hedeflenmişti.

Bu kararın ve dolayısıyla ikinci haçlı seferlerinin akim kalmasının en büyük etkeni, Çanakkale savunmasıyla başlayan tarihi süreçtir.

BOB ya da dinler arası diyalog gibi yutturmacalarla ve işbirlikçilerin de katkılarıyla, günümüzde bu düşünce, ne yazık ki halen daha revaçtadır.

 

O dönemler, ABD başkanı olan Franklin Rosvelt; “siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vukuu buluyorsa, o şeyin önceden planlandığından emin olabilirsiniz.” Demişti.

 

Yukarıda sözü edilen gizli karar gereği, Osmanlı devleti bölünecek, denizden denize Ermenistan ve büyük Kürdistan kurulacaktı.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleşen Türk devrimi, emperyalist işgale karşı savaş vererek, şehit kanlarıyla, yedi düvelin kovulmasını sağlayarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulması başarılmıştır.

 

Buna rağmen, 1919’dan sonra da, dönemin baş emperyalistlerinden İngiltere’nin, Atatürk din düşmanıdır, din elden gidiyor tarzlı, kurtuluş savaşı karşıtı kışkırtmalarıyla, birçok gerici ayaklanma ve Kürt isyanları çıkarılabilmiştir.

 

1930 yılında Alman Kurt Zeim, emperyalizm isimli kitabında; “Kemalizm, emperyalizmin en büyük düşmanıdır. Atatürk ve tüm Kemalistler, halka din düşmanı olarak anlatılmalıdır.” Demişti.

 

Emperyalistlerin kuklası olan bazı satılmış sözde aydınlar ile yobazlar, emperyalistlerin bu isteklerini emir telakki ederek, Atatürk’ü din düşmanı gösterebilmenin uğraşını vermeye, ne yazık ki, halen daha devam edegelmektedir.

 

Atatürk’ün ölümünden sonra, ortaçağın, dini maskeleyerek faaliyet sürdüren, örgütsel yapıları olan, tarikatlar ve cemaatler, yasal engellere rağmen, görmezden gelinerek ya da açık veya kapalı biçimde yaygınlaşmalarına destek verilerek siyasette, giderek belirleyici olmaya başlamışlardır.

 

Şimdilerde ise, sözde ileri demokrasinin gereği olarak gösterilerek, cemaatler ve tarikatlar önündeki yasal engeller, neredeyse bütünüyle kaldırılarak artık, tarikat ve cemaatlerin, parlamento çoğunluğunun ve yerel yöneticilerin, etkili biçimde belirleyicisi oldukları noktasına gelinmiştir.

 

 

Başka deyişle, feodal yapılar ve din eksenli tarikat ve cemaatler emperyalizmle birleşerek, Türkiye’ye egemen olmaya başlamış ve bunun adına da, İLERİ DEMOKRASİ denmiştir.




Bu yazıyı sosyal paylaşım sitenize ekleyin.
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sigorta Acentesi

Reklam

İnmodestore Endüstriyel Temizlik Ürünleri

Reklam
Şu anda 57 ziyaretçi çevrimiçi

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Reklam