|
KAŞIYIN BAKALIM
Geçtiğimiz günlerde bir aklı evvelin, "Dersim'de soykırım yapılmıştı. Bunu yapan devletti ve Atatürk'ün de haberi vardı." şeklindeki beyanından sonra, bu konuya, iktidar yalakalarının balıklama dalmasını, doğrusu bekliyordum.
Nitekim, Radikal gazetesinde 2 gündür yayınlanan, yayın dizisiyle ilgili olarak, bu akşam bir TV kanalında, biri bayan biri de bay olan iki gazeteci, Dersim konusunu, sözde 2 senedir araştırıyorlarmış mış da, yayınlamak bu güne denk gelmiş miş diyerek birhayli kaşıdılar.
Daha başkaları da kaşıyacaklardır kuşkusuz.
Yazı dizisinin, Radikalde bugün yayınlanan kısmını da okudum. Ve kocaman bir mış-muş'dan ibaret olduğunu gördüm.
Bu iki sözde yazarın, belge olarak temel dayanakları, o dönem Ankara'da görevli İngiliz ateşesinin, İngiltere'ye çektiği varsayımsal kriptosu.
Bir İngiliz'in, Türkiye'yi karıştırarak sömürge haline getirmek ya da bölünüp parçalanmasını isteyebileceğini, bilmeyecek ve anlamayacak kadar zavallı bunlar.
Dersim isyanının bastırılmasında, kurunun yanında yaşların da mağdur edilmiş olmasına, üzülmemek elde değildir.
Ne var ki, sürekli asayişi bozan, vergi vermeyeceğiz, askere gitmeyeceğiz, silahlarımızı teslim etmeyeceğiz, Cumhuriyet Türkiye'sini tanımıyoruz diyen ve aşiretlerinin çıkarlarını, yani teokrat yapıyı savunanlara karşı devlet ne yapmalıydı?
Ne yani, buyurun kardeşim, Tunceli, Elazığ ve Bingöl bölgesi sizindir mi denseydi?
O zaman, Pkk'yla ne uğraşıyoruz kardeşim, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu hatta Orta Anadolunun bir kısmı sizindir diyelim bitsin bu Pkk başkaldırısı.
Bugün devlet, Pkk'ya silahı bırak diyor mu? diyor. Peki bırakıyor mu? bırakmıyor. Ne olacak şimdi?
A benim aklı evvel kardeşim, sen olsaydın dersim başkaldırısını nasılsa çözerdin!
O halde, bir yerlere yaranmak adına, laf salatası yapacağına, toprak isteyen, silahları bırakmayan, Pkk terörünü buyur, nasıl çözeceksen çöz bakalım. Şu ana kadar, akıl hocalarınızı gördüğümüz gibi sizi de bir görelim bakalım.
Siz Sevr'i savunduğunuzun farkındamısınız? Sevr'i savunmak bana göre, vatan hainliğidir. Siz vatan hainimisiniz?
Bu sözde yazarlar, Said Kürdi'nin oradaki birliklerin komutanı olan paşaya gönderdiği elçiyi, güya paşa dönüş yolunda öldürtmüş müş de onun için, Said Kürdi 100 kişilik silahlı kuvvetiyle baskın düzenleyerek 33 erimizi öldürmüş müş.
Dilleri varıp, 33 erimizi şehit ettiler de diyemiyorlar.
Ve akıllarınca, 33 erimizin şehit edilmesini, Pkk'nın 24 vatan evladını şehit ettiği son olayı da, yumşatıp kamufle etmeye çalışarak konuşuyorlar.
Sorarım size? Said'i Kürdi devletmidir de elçi gönderebiliyor? Ya da Said'i Kürdi devletin gücümüdür de, 100 kişilik silahlı kuvveti oluyor? Bunu sorgulamak aklınıza gelmiyor mu?
Bre densizler, bazı devletler, bir erinin ya da bir vatandaşının öldürülmesini savaş sebebi sayarak, öldüren tarafı kan gölüne çevirirken siz uyuyormusu nuz?
Tarafgirliğiniz gözünüzü bu kardar mı köreltti?
Amaç Atatürk'ü yıpratmak ya, ısrarla Atatürk'ün konuyla ilgili imzaladığı yetki veren belgeleri, temcit pilavı gibi gündemde tutarak, akıllarınca Atatürk'ü küçültecekler ve gözden düşürecekler. Yemezler.
Ne yani, o dönem devlet başkanı olan Atatürk'ün ya da o dönem, peş peşe başbakan olan İnönü ile Celal Bayar'ın, konudan haberleri olmasının ya da isyanı bastırın emrini vermelerinin neresi yanlış? Bundan daha doğal ne olabilir ki?
Pkk'nın başkaldırısı yüzünden, 1984 yılından bu yana ülkemizde yaklaşık 40 000 insanımız öldü ya da şehit oldu. Bir o kadarı da gazi oldu, yaralandı ve mağdur edildi.
Atatürk olsaydı bu işler ve ülkemiz bu noktaya gelmezdi diyemiyorsunuz da, papağan gibi ezberlediklerinizi ya da ezberletilenleri tekrarlıyorsunuz.
Kolayca istismar edebileceğiniz bir konuyu yakaladınız, KAŞIYIN BAKALIM.
Çetin DOMAÇ
|