TÜRK DEVRİMİ VE ÇAĞDAŞLAŞMA Yazdır E-posta
Yazar Cetin Domac   
Cumartesi, 17 Aralık 2011 15:07

TÜRK DEVRİMİ VE ÇAĞDAŞLAŞMA
Bir ülkenin, baskı ve korku yöntemlerini kullanarak ve insanın temel hak ve özgürlüklerini yok sayarak kalkınması ya da gelişmesi , sonuçları itibarıyla toplumun yararına olacağı varsayılsa da, insanın insan olmaktan doğan, hak, özgürlük ve çağdaşlaşması kavramlarıyla örtüşmeyeceği ve kişinin kişilik haklarının da yok sayılacağı nedeniyle, o ülkede demokrasinin varlığın...dan söz edilemez.
Osmanlı’da ki anlayış bu çizgideydi. Ülkemizin son yıllarda getirildiği nokta da, ne yazık ki böyledir.
Halbuki, ulusal kurtuluş savaşı, çağdaşlık ve tam bağımsızlığın ancak, siyasal ve ekonomik bağımsızlığın olmasıyla mümkün olabileceği öngörüsüyle, sömürüye ve işgalci devletlere karşı verilmiş, geri kalmışlıktan kurtulmayı, siyasal ve ekonomik bağımsızlığı ve çağdaşlaşmayı hedeflemiş bir başkaldırı hareketidir.
Türk devriminin en önemli özelliği, ulusal kurtuluş başkaldırısı olarak başlaması, siyasal ve askeri alanda başarıyla sonuçlanmasından sonra da çağdaşlaşmayı amaç edinerek, köklü değişimlere ve gelişmelere yönelmesidir. Bu gerçekliğin, günümüzde bazı kesimlerce kabul edilmeyişi ürkütücüdür.
Türk devrimi, yok edilmek istenen bir ulusun, sömürgeci ve işgalci devletlere karşı, tam bağımsızlık düşüncesinden doğmuştur. Türk devrimi ,daha önceki evrensel devrim örneklerinden farklıdır.
Fransız devrimi, burjuva devrimidir. Rus devrimi, işçi sınıfı devrimidir. Çin devrimi, köylü kesiminin öncülüğünde başarılmış bir devrimdir.
Bunlara karşın Türk devrimi, ulusal boyutlarda başlamış ve tüm ulusu kapsamıştır. Ayrıca, Türk devriminin önderi Mustafa Kemal Atatürk, komünizme de faşizme de karşıdır. Komünizme ve faşizme karşı olduğu kadar, sömürgeciliğe ve yayılmacılığa da karşıdır ve tam bağımsız bir Türkiye sevdalısıdır.
Türk devrimi ve Atatürk, bireyler arasında, çağlardan beri sürdürülen biçim niteliğini değiştirmeyi yani, dinsel, mezhepsel bağlantı yerine, Türk ulusu kimlik bilinciyle, bireyleri bir arada ve eşit koşullarda toplamayı hedeflemiştir.
Atatürk’çü çağdaşlaşma modelinde, yönetimde, hukukta, eğitimde, teknolojide yani, toplum yaşamının her alanında, batının standartlarının örneklenmesi amacı vardır.
Üretimde mülkiyet hakkı da benimsenmiştir. Üretim araçlarında mülkiyet hakkının benimsenmesinin yanında, Devletçilik ilkesiyle ve sosyal devlet anlayışıyla da, çağdaşlaşmanın öngördüğü gelişimleri ve ekonomiyi, toplum yararına yönlendirmek amacıyla, devleti de görevli kılmıştır.
Ne var ki, devletimizin getirildiği bugünkü noktada, devletçilik ilkesi ve sosyal devlet anlayışından çok uzaklaştırıldığımız, maalesef yadsınamaz bir gerçekliktir.
Ç.DOMAÇ

 



Bu yazıyı sosyal paylaşım sitenize ekleyin.
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sigorta Acentesi

Reklam

İnmodestore Endüstriyel Temizlik Ürünleri

Reklam
Şu anda 72 ziyaretçi çevrimiçi

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Reklam