|
SEÇİME GİDERKEN EKONOMİ
Seçim hazırlıklarının yoğun yaşandığı şu günlerde doğal olarak ekonominin rahat göründüğünü yadsımamak mümkün değil. Ancak dünyayı sarsan küresel krizin etkileri hala sürmeye devam etmekte. Bu bağlamda seçimin rahatlığına kapılmadan dünya ekonomisini tekrar değerlendirip, daha temkinli stratejilerin yapılması gerekir.
2008'in son dönemlerinde bankalarda “finans” krizi olarak başlayan kriz, 2009 yılında “ekonomi” krizi şeklini aldı. Bunun sonucunda dünya ekonomisi, ağır krizin etkisini hala yaşarken çok şaşırtıcı ve sıkıntılı dönemlerden geçmeye devam etmektedir. Kriz döneminde, Avrupa ve Amerika’da büyüme potansiyeli gerileyince bu ülkelerin merkez bankaları yüksek miktarda para basarak sorunu çözmeye çalışmışlardı. Hala devam eden karşılıksız para basımı, kısa dönemde çözüm olarak görünse bile, uzun vadede telafisi zor problemlere neden olacağını göstermiş, krizin etkisiyle de gelişmiş pek çok ülkede büyüme hızı doğal olarak gerilemiş ve dünyadaki ekonomik güç dengesi değişim göstereceğinin sinyalini vermiştir.
Son yıllarda atağa kalkan Çin ve Hindistan başta olmak üzere, Asya ekonomisinin hızla güçlenmesiyle 10-15 sene sonra dünyadaki ekonomik tablo, yıllarca ekonominin liderliğini yapmış ABD’nin birinciliğini başka ülkelere kaptırması şeklinde olabilir.
Ayrıca yüksek miktarda petrol üreten ülkelere Tunus'la başlayıp Mısır'a yayılan, arkasından Libya'yı etkileyen olayların, birçok ülke için, riskleri içinde bulundurması da ekonomiyi etkileyecek önemli nedenler arasında yer alacaktır. Bu tablonun diğer ülkelere yayılıp yayılmayacağı endişesi petrol fiyatlarını ciddi oranda yükselterek dünya ekonomisini önemli ölçüde etkilemiştir.
Diğer yandan yüksek enerji ve gıda fiyatları, geri kalmış yoksul ülkeleri daha çok etkilemesi sonucunda, birçok problemi de beraberinde getirecektir. Bugün açlık sınırının altında yaşayan yaklaşık bir milyar kişi, dünyada ekonominin yanı sıra sosyal sorunların da ortaya çıkabileceğinin bir göstergesi durumunda bulunuyor. Bu durum gelişmiş ülkelerin ekonomik sorunlarının üzerine eklenen ayrı bir olumsuz tablodur.
2011 yılı, Türk toplumu için önemli gelişmelerin yaşanacağı bir yıl olacaktır. Çünkü 12 Haziran 2011’de yapılacak genel seçim, Türkiye’nin ekonomik yapısını, kültürel, sosyal ve siyasal yaşamını doğrudan etkileyecektir. Seçim sürecinin ekonomi politikalarını etkilemeyeceği ülke yöneticileri tarafından sıkça dile getirilmesine rağmen bugüne kadar Türkiye'de ve dünyada yaşanan seçim süreci, süreç bittikten sonra da ekonomiyi olumsuz olarak etkilediğini göstermektedir.
Af kapsamındaki yeni yapılandırmanın şirketlere getirdiği olumlu gelişmenin yanı sıra son yıllarda kapanan işyerleri sayısındaki artışları göz ardı etmemek gerekir.
Bu tablo iş yerlerinin daha dikkatli olması ve stratejilerinin dikkatli yapılması gerektiğinin göstergesidir.
Seçim sonrasının bilinenin dışında ülke ekonomisine ve birlikteliğine destek vermesi dileğiyle…
Nüket Kantarcı
nuket@ekonometri.com.tr
|