SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NEDİR? NASIL BAŞARILABİLİR? Yazdır E-posta
Yazar Azmi BAKDUR   
Perşembe, 21 Temmuz 2011 17:05

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NEDİR? NASIL BAŞARILABİLİR?

 
Arzu edilen bir hedefe ulaşmanın, bunun sürekliliğini muhafaza etmenin öneminin hepimiz farkındayızdır. Kısaca, sürdürülebilirlik bir işin başarılı bir şekilde devamlılığının göstergesidir. Sadece finansal devamlılıktan bahsetmiyoruz; çevreyi, doğal kaynakları, kullanılan girdileri, tüketimleri, müşterileri, değerleri de koruyarak büyüyen iş devamlılığından bahsediyoruz.
Sürdürülebilirlik nasıl başarılır? Bu konudaki bazı inisiyatiflere üye olarak veya bu kapsamda sadece sosyal sorumluluk projeleri yürüterek bunu başaramayız; sadece olmuş gibi görünebiliriz. Çok net ifade etmek isterim ki sürdürülebilirlikte başarı konuyu kalıplarla ve teorik yaklaşımları bilmekten değil bizzat uygulamaktan geçmektedir. Konu teknik bir konudur, uzun vadeli bakış açısı gerektirir. Detayların çok önemi vardır, konuyu teoriden bilmekle, uygulamış olmak arasında fark vardır.Sürdürülebirlik her konuda öneme sahiptir.Konulara göre kendi özgün şartlarına göre ayrı ayrı incelenmelidir.Biz bu yazımızda çevre boyutuna değinmeye çalışacağız.Dünya 'da ki gelişmelere kısaca değineceğiz.
 İnsanlar için hüviyet cüzdanı neyse artık şirketlerin de kurumsal karbon ayak izi 'nin aynı öneme sahip olduğu bir dönemdeyiz. Türkiye özelinde ise bu sürecin ön hazırlık evresindeyiz.

Kurumsal karbon ayak izinizi ne kadar erken hesaplar ve sonuçlarını ne kadar iyi yönetirseniz sürdürülebilirlik stratejinizi o kadar iyi yönetebilirsiniz.

Neden karbon? Çünkü dünyada gelişmiş ülkelerde yeni meta bu. Kurumsal yarıştan kopmak istemeyen her sektör, markasını ve kendini duyarlı ve daha iyi konumlamak isteyen her kurum bu alanda neler yaptıklarını anlatıyor. Yeni araba modelinde CO2 emisyonunun ne kadar düşürüldüğü, bir ayakkabının üretimi ile ne kadar emisyon açığa çıktığı açıklanıyor veya yediğiniz bir paket bisküvi üzerinde ilgili karbon emisyonu açıklanıyor; bu konuda duyarlı olan firmalar/ürünler tercih ediliyor. (Örneğin İngiltere’de TESCO Süpermarketleri’nde satın almalarda karbon emisyon etiketleri mevcut olmayan ürünler artık tercih edilmemektedir.)

Türkiye’de ise halihazırda firmalar sadece faaliyet raporu hazırlıyorlar. Dünyada ise gelişmiş ülkeler 1999 yılından beri Sürdürülebilirlik Raporu hazırlıyorlar. Sürdürülebilirlik raporu şirketinizin sürdürülebilirlik konusundaki duyarlılığı yansıtan, belirli formata göre hazırlanan ve denetlenen bir rapordur. Firmaların sürdürülebilirlik parametrelerini saptaması gerekiyor; hatta bu parametreler ışığında da sürdürülebilirlik endeksleri oluşturulması gerekiyor. Bu kriterlerin, endekslerin neler olduğu belirlidir ve bu anlamda çok net, uluslararası normlar vardır. Dünyadaki ülkeler bu normları, kriterleri uzun süredir başarıyla uyguluyorlar. Her şey çok net tanımlı; sadece yerli sanayimizin dinamiklerini dikkate alarak, endüstriyi iyi tanıyarak, uluslararası kabul gören yaklaşımları ve metodolojileri saha mühendisliği ile tamamlayarak ilerlemek gerekiyor. Özetle Türkiye özelinde Amerika’nın yeniden keşfine gerek yok. Teknik bakış olmadan başarıya ulaşabilmek de mümkün değildir. Ulusal enerji politikalarını bilmeden, konunun teknik detayına hakim olmadan başarılı sürdürebilirlik stratejisi ortaya koymak ve yönetmek imkansızdır. Peki bunları yapıyor olmak kurumlara neler sağlıyor, karşı tarafa ne tür mesajlar veriyor?
 

''
• Ben iklim değişikliği konusunun farkındayım ve kurum stratejime bunu entegre ettim,

• Üst yönetimim bu konuları önemsiyor,

• Etkimi ölçüyor ve azaltıyorum, bu konuda duyarlıyım,

• Çocuk işçi kullanmıyorum, iş güvenliği ve sağlığı konularına dikkat ediyorum.

• Hazırladığım ciddi sürdürülebilirlik raporlarıyla sonuçlarımı tüm paydaşlarımla paylaşıyorum; yani hesap verebiliyorum,

• Tüketicinin ve paydaşlarımın görüşlerine önem veriyorum, dikkate alıyorum.

• Daha az enerji kullanmak, daha az emisyon yaymak, çevreyi daha az kirletmek için çaba sarf ediyorum.''

Bu tür raporlama yapan kurum ve kuruluşlar itibarlarının sürdürülebilirliğini de sağlamış oldukları için farklılıklarını kanıtlamaktalar, ulusal ve uluslar arası ticari ilişkilerde rakiplerinin önüne geçebilmektedirler.
Ülkemizdeki kamu ve özel sektör kuruluşlarımızın bu perspektifle çalışmaları hayati önem arz etmektedir.Gelişmiş ülkelerle yarışı bu alanlarda yapmamız gerekirken Kısır döngülerle zamanı verimsiz kullanmak yöneticilerimiz başta olmak üzere tüm aydınlarımızı tarih önünde sorumlu kılmayacakmıdır?
 
Azmi Bakdur


Bu yazıyı sosyal paylaşım sitenize ekleyin.
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sigorta Acentesi

Reklam

İnmodestore Endüstriyel Temizlik Ürünleri

Reklam
Şu anda 101 ziyaretçi çevrimiçi

KARAMUSTAFAOĞLU GRUP Şirketimizi incelemek için aşağıdaki resimleri tıklayınız.

Reklam